1 milyon liralık batış: 21 kişilik ekip, pandemi ve dağ gibi borç
Bir startup kurmuş, güzel bir yatırım almış ve ekibini 21 kişiye kadar büyütmüş. Girişim her yerde reklama çıkmış, fikir çok beğenilmiş; pek çok kurumsal firmayla entegrasyon görüşmeleri yapılmış. Ama o görüşmelerin hiçbiri sonuca ulaşmamış. "belki bizim belki farklı parametreler yüzünden hiç biri gerçekleşmedi" diye yazmış. Sonra pandemi gelmiş ve şirket batmış. Pandemi boyunca hiçbir destek göremediklerini anlatmış. Geriye kâr değil, "dağ gibi borç ve içine girdiğimiz çıkmaz" kalmış. Yaşadıklarını kendine dönük acı bir ironiyle anlatmış. Kendini ticari konuda çok zeki sanırmış, 1 milyon lirayı da büyük para. Para altı ayda harcanıp gidince "hem zeki olmadığımı hem de paranın değeri olmadığını anladım" demiş. Bütün süreci "1 milyon tl lik güzel bir batış hikayesi" diye özetlemiş. Bu deneyimden sonra girişim kuracaklara, yatırımı Türk lirasıyla değil dolarla almalarını ve iki yıl boyunca ne yiyip ne içeceğini düşünmeden işlerine odaklanabilecek bir kaynakla yola çıkmalarını önermiş. Girişim ortamına güveni kalmamış; yeniden yatırım yapmaktansa kuzey kutbunda tarım yapmayı yeğleyeceğini yazmış. Sözlerini kendini tanımlayarak bitirmiş: verdiği öğütler, batan bir insanın tavsiyesiymiş.