← Tüm deneyimler

Aynada canı sıkılan biri için saç ekimi kararı ve altıncı aydaki memnuniyet

2019

Saçlarım yıllar içinde açıldıkça görüntümle bir türlü barışamadım. Eskiden ayna karşısında canı sıkılan biriydim. Aynanın önünden her geçişimde içim sıkılıyordu; fotoğraflara bakmak da aynı sıkıntıyı yeniden önüme koyuyordu. Aslında kelliğe karşı katı bir bakışım yok. Kırkından sonra saçların gitmesini gayet doğal buluyorum; o yaştan sonra kel olmak bence normal. Benim için asıl mesele başkaydı: Önemli olan gençliği güzel yaşayabilmekti. O yıllarımı aynadan canım sıkılarak geçirmek istemiyordum. Yine de kararı yıllarca erteledim. Kafamda tartıp duruyor, bir türlü adım atamıyordum. Sonunda birkaç yeri gezip karşılaştırdım. Benim için öncelik temizlik ve tecrübeydi. Hemen işleme girelim diyenlerle önce başka yolları denemeyi önerenler arasındaki farkı görünce acele etmemeye çalıştım. İçimdeki kararsızlığı bir gün kendi usulümce bitirdim: "ya herro ya merro dedim yaptırdım." İşlem günü uzun ve açıkçası sıkıcıydı; neredeyse bütün günüm orada geçti. Önce ense tarafından, sonra tepeden kök alındı, ardından ekime geçildi. Saatler ilerledikçe sıkıldığım anlar oldu; o zaman önümdeki güzel günleri düşünüp kendimi motive ettim. Madem bu yola girmiştim, tam olsun istiyordum. Bölge uyuşturulduğu için acıyı pek hissetmedim. Bir kez bile "ah kafam" demedim, rahat geçti; sadece ense tarafı biraz daha hassastı. Asıl sınav sonraki gecelerdeydi. Uyumak yasak değildi ama zordu. İlk gecelerde koltukta, başım dik uyumaya çalıştım; birkaç gün sonra boynumun altına destek koyarak yatmaya geçebildim. O günlerde kafama, yeni doğmuş bir bebeğe gösterilen ilgi gibi bir özen gösterdim. Bir yere çarpmamak, ekilen bölgeye dokunmamak için hep tetikteydim. Başımdan geçirmek zorunda kalmayayım diye önden açılan gömlekler giydim. Birkaç gün sonra sargım açıldı ve yıkamaya gittim. Aynada karşıma kabuklu, kızarık bir kafa çıktı. Ona bakınca emperyalist güçlerin üzerinde pazarlık ettiği bir harita geldi aklıma; durumu biraz da espriyle karşıladım. Bu görüntünün şaşkınlığı çabuk geçti. İlk birkaç günde hem insanın kendisi hem de çevresi bu görüntüye alışıyor zaten. İşe dönmem de sandığımdan kolay oldu. Cuma günü ameliyat oldum, pazartesi işe gittim. Görüntüm işimi yapmama engel değildi, bu yüzden çok kafaya takmadım. Ekilen saçların bir kısmı sonradan döküldü. Bunun beklenen bir aşama olduğunu bildiğim için telaşa kapılmadım; aynı yoldan geçeceklere de korkmamalarını söylerim. İkinci, üçüncü aydan itibaren değişim kendini belli etmeye başladı. Şimdi altıncı aydayım ve "allah arttırsın" diyorum. Sonucun tam oturması için daha zaman olduğunu biliyorum ama şimdiden tatmin oldum. Geriye dönüp baktığımda tek bir pişmanlığım var: Bu adımı beş yıl önce atmamış olmak. Benim için bu, "keşke beş sene önce yaptırsaydım" dediğim bir işlem oldu. Sigaranın ve ağır fiziksel aktivitenin sonucu etkileyebileceğini, özellikle tepe bölgesinin tutmasının her zaman kolay olmadığını, sonucun kimse için garanti olmadığını da biliyorum. Bu yüzden karar sonuçta herkesin kendisine ait.

Kaynak: https://eksisozluk.com/entry/98838958