Aynada kendini tanıyamadığı burun ameliyatından bir yıl sonra gelen barışma
Burnumda bir kırık ve kemik eğriliği vardı. Uzun zamandır yalnızca bir tarafımdan nefes alabiliyordum. Üstelik eski burnumu pek beğenmiyordum. Ameliyata iki beklentiyle girdim: hem nefesim açılsın hem de yüzüm daha güzel görünsün. Ameliyattan üç hafta sonra bir kadın forumunda başlık açıp mutsuzluğumu anlattım. Aynadaki yüz bana hiç tanıdık gelmiyordu. Yüzümün bütün ifadesi gitmişti; o sevimliliğim, o tatlılığım kaybolmuştu. Donuklaşmıştım, yüzüm küçülmüştü, küçük bir çocuk gibi görünüyordum. Kendimi çirkinleşmiş hissediyordum. Eskiden gülmek bana çok yakışırdı. Artık güldüğümde dişlerimin yarısı görünüyordu ve gülüşüm bana yapmacık geliyordu. Burnum yüzümde sanki emanet gibi duruyordu. Hiçbir şeyi kendime yakıştıramıyordum. O kadar mutsuzdum ki dışarı çıkmak bile içimden gelmiyordu. Doktorum burnumu çok şık buluyordu, ama ben memnun değildim. Çevremin tepkileri de işimi kolaylaştırmadı. Yeni burnumu beğenenler oldu, ama birkaç kişiden çok acımasız eleştiriler duydum. Burnumun çok kalkık olduğunu, ameliyatın çok belli olduğunu, "eskiden daha güzeldin" diyenler oldu. Hatta burnumu domuz burnuna benzetenler bile çıktı. Bu sözler moralimi iyice yerle bir etti. Herkes daha çok erken olduğunu söylüyordu, ama aynaya bakınca tuhaf hissediyordum. Burnum çok kalkık ve sert duruyordu; şekli bozulmasın diye yan yatmaya çalışıyordum. Zamanla düzeleceğine de inanmıyordum, bana öyle gelmiyordu. Kendimi kabullenemiyordum, sanki ben değilmişim gibi. Eski burnumu mumla arayacağımı düşünüyordum. Bir yandan da ilk kez ameliyat olacaklara yazdım: şimdiki aklım olsa çok daha az değişiklik isterdim. Doğallığın en güzeli olduğunu, canlarını sıkmamalarını söyledim. Yaklaşık iki hafta sonra üslubum yumuşamaya başladı. Kendimi alışmaya yakın hissediyordum. Aynı başlıkta yeni ameliyat olanlara, artık geri dönüş olmadığını, kendilerini sevip değer vermeleri gerektiğini yazdım. Bana göre zor olan ameliyatın kendisi değil, sonrasındaki psikolojik süreçti. Aradan bir yıl kadar geçti. Bu başlığa yeni ameliyat olmuş, iki haftalık, üç haftalık, moralleri bozuk insanlar yazmaya devam ediyordu. Onlara endişe etmemelerini, şişliklerin ineceğini, kalkıklığın da sönebileceğini anlattım. "1 yıl sonra bu günlerinizi gülerek hatırlayacaksınız" dedim, çünkü ben tam olarak bunu yaşadım. Ameliyatımın birinci yılı dolmak üzereyken ilk günlerde böyle şeyler söyleyeceğim hiç aklıma gelmezdi: çok şükür ki şu an memnunum, burnuma alıştım. Zamanla burun oturuyor, şişlikler iniyor, gülüş normale dönüyor. Benim gülüşüm de döndü. Bugün en çok pişman olduğum şey ameliyatın kendisi değil, o ilk haftalarda kendime yaşattıklarım. O zamanlar kendimi o kadar üzdüğüm için gerçekten çok pişmanım. Aynı süreçten geçenlere söyleyeceğim şey şu: canınızı sıkmayın, kendinizi bu kadar incelemeyin. Sabırlı olun ve hadsizce yorum yapanlara kulak tıkayın.