← Tüm deneyimler

Belçika'da ilk kez tek başına: tuhaf gelen mesafe ve korkutan projeler

2025 Güz

Eylül 2025'te değişim öğrencisi olarak Belçika'ya, küçük ve sakin bir şehre giden bir Türk öğrenci, hayatında ilk kez yurt dışında tek başına yaşıyormuş. İzlenimlerini dönem biterken, Aralık'ta yazmış. Yazısında en çok, tanıdık kültürel işaretler olmadan yeni bir yerde yolunu bulmayı öğrenmenin nasıl bir şey olduğunu anlatıyor. İlk şaşırdığı şey sosyal hayat olmuş. Türkiye'ye göre her şey çok daha mesafeli ve bireyselmiş: insanlar daha az gülümsüyor, ilişkiler daha ölçülü, sokaklar daha sessiz. Bu mesafe ona başta tuhaf gelmiş. Zamanla bunu düzeni ve öngörülebilirliği önemseyen bir kültürün parçası olarak görmeye başlamış; dükkânlar saatinde kapanıyor, akşamları sokaklar erkenden boşalıyormuş. Kaldığı şehri öğrencilerle yaşlıların çoğunlukta olduğu, huzurlu ve güvenli bir yer olarak anlatıyor. Bu kadar sakin olmasına rağmen trenle her yere kolayca ulaşılabilmesi onu şaşırtmış. Bisiklet yolları, eski binaların yıkılmak yerine özenle yenilenmesi ve herkesin geri dönüşümü gündelik bir alışkanlık hâline getirmesi de çok hoşuna gitmiş. Dersler sınav yerine proje ve takım çalışmasına dayanıyormuş. Bu düzen başta gözünü korkutmuş, sonra bunu çok pratik ve geleceğe dönük bulmuş; ödevler gerçek iş hayatına benziyormuş. Dil tarafında ise küçük hayal kırıklıkları yaşamış. Flaman bölgesinde insanlar İngilizceye kolayca geçerken, Fransızca konuşulan tarafta karşısındakinin dili ne olursa olsun konuşmanın çoğu zaman Fransızca sürdüğünü, oradaki insanların dil konusunda daha az esnek olduğunu gözlemlemiş. Rakam vermemiş. Ama dönemin sonunda kişisel olarak büyüdüğünü hissetmiş. Bir toplumun ritmini düzenin ve sürdürülebilirliğin nasıl şekillendirdiğini daha iyi anladığını söylüyor ve bu bakışın, eve dönerken yanınıza almaya değer olduğunu düşünüyor. #belçika #değişim_öğrencisi

Kaynak: https://medium.com/@ilgarguldal/belgium-through-a-turkish-students-perspective-3d638a99150d