Boşanma günü: birlikte kahvaltı, yan yana duruşma ve “hayırlısı olsun”
Boşanma gününü neredeyse bir yapılacaklar listesi gibi anlatan biri, 2012 sonbaharında o günü yazmış. Anlatımı sakin, hatta kuru; olayları pek yorum katmadan sıralamış. Eşi sabah erkenden gelmiş; gece uyku tutmayınca beraber gitmeye karar vermiş. Birlikte kahvaltı edip konuşmuşlar. Düğünden kalan altınları paylaşmışlar, birlikte aldıkları pırlantaları bozdurmak için kuyumcuya uğramışlar. Sonra bankaya geçmişler: ortak ev kredisini çoktan ödemişler ama ipoteği kaldırtmamışlar, ipotek fekki için başvurmuşlar. Ardından adliyede aile mahkemesinin önünde yan yana oturmuşlar. Orada tuhaf bir an yaşanmış: avukatın ortağı karşı tarafın gelip gelmediğini sorunca “yanımda ya işte” demiş, adam şaşırıp kalmış. Hatta onları, nasıl ayrıldıklarını sağda solda anlatacağını söylemiş. Duruşma yaklaşık 15 dakika sürmüş. İkisi de sakin durmaya çalışmış ama şaşkınlıktan temyizden feragat etmeyi unutmuşlar; bu yüzden kararı ancak 15 gün içinde alabileceklermiş. Avukat da bunu hatırlatmamış. Günün son durağı emlakçı olmuş: evin anahtarlarını satılsın diye teslim etmişler. En tuhaf gelen de yeni hitaplar olmuş: “şimdi ben ona ‘karşı taraf’ diyorum, o da bana ‘davacı’...” Aynı sofrada kahvaltı ettiği insanla artık mahkeme dilinden konuşuyorlarmış. Yazıyı uzun bir yorum yapmadan, kısa bir kabullenişle bitirmiş: “hayırlısı olsun...” #boşanma #boşanma_süreci #mahkeme_günü #bürokrasi