← Tüm deneyimler

Damacana dağıtım işini kurtarmaya çalışırken: “avuçlarımın içi acıyor”

2008

Damacana su distribütörlüğü yapan bir işleri varmış. Babası ona küçük yaştan çalışmayı öğretmiş; çocukken onu orada burada çalıştırmış. İşler bozulunca, o iflas duygusunu yaşamamak için aylarca mücadele etmiş. Sabah beşte çıkıp akşam onda dönmüş, varını yoğunu ortaya koymuş, boşalan banka hesabını doldurmak için kapı kapı dolaşmış. İşçi çıkarıp iş eldivenlerini kendisi takmış. İşi kurtarmak için, nasıl olsa bir gün biter diye okulunu bile aksatmış. Babasının “sabah kalkan işine, ekmek vurur dişine” sözünü kendine ilke edinmiş. Aylardır her akşam eve döndüğünde avuçlarının içi acıyormuş. Ama onu asıl yakan şeyin paranın yokluğu olmadığını yazmış: “parasızlığa değil.” Asıl acı, insanın işinin avuçlarının arasından gün be gün kayıp gitmesini izlemesiymiş. Yaşadıklarını bir benzetmeyle anlatmış: büyük balık küçük balığı yermiş. Kendisi için de “kendimden büyük bir balık tarafından yutuldum” demiş. Bütün bu yorgunluğun içinde babasına minnet duymuş. Çocukken onu çalıştıran babasından razı olduğunu, belki de bunun bir gün elindekini kaybettiğinde acı duymasın diye olduğunu düşünmüş. Bir gün yeniden büyürse karşısına çıkan küçük balığı asla yutmayacağını da söylemiş.

Kaynak: https://www.uludagsozluk.com/e/3258295/