← Tüm deneyimler

Düşe kalka geçen sezonlar: snowboarddan bir türlü vazgeçememek

2017-2020

Snowboarda 2017 kışında başladım. O ilk denemeden beri benim için bir türlü vazgeçemediğim bir tutku oldu. Bana göre snowboard, "adrenalini iliklerinize kadar hissettiren kış sporu"; bu his kayakta da pek farklı değil. Bu sporun bana en çok yaşattığı şey, insanın kendisiyle baş başa kalması. Tahtanın üstünde, o beyazlığın ortasında, aklımda başka hiçbir şey kalmıyor. Özellikle acemiliğimi hiç unutmuyorum. Ayağımın altında kaygan bir zemin vardı; dağın tepesinden aşağıya nasıl ineceğimi düşünürken içimi bir gerilim sarıyordu. Yüzüme çarpan soğuk rüzgârı hâlâ hatırlıyorum. Bütün o gerilimin ortasında bir de özgürlük duygusu vardı. O anlarda hissettiğim şeyi bugün de aynı sözlerle anlatıyorum: "hissettiğiniz o sınırsız özgürlük duygusu paha biçilemezdir." Bu yol hiç acısız geçmedi. Çok düştüm; bileklerimi ve kalçamı defalarca incittim. Düşüp sakatlanmanın bu işin kaçınılmaz bir parçası olduğunu zamanla kabullendim. Ama her seferinde aynı şey oldu: ertesi sabah erkenden kalkıp tahtamı sırtladığımda heves yeniden geri geldi, bir önceki günün bütün ağrıları unutuldu. Bu duyguyu en iyi şu söz anlatıyor: "tüm çileni silip götürüyor". 2020 baharında koronavirüs yüzünden mart ayı için yaptığım planlar iptal oldu ve epey hayal kırıklığına uğradım. Yine de vazgeçmedim; bir sonraki kış için şimdiden plan yapmaya başladım. Hedefimi de yarı şaka koydum: en az üç eklem incitmek.

Kaynak: https://eksisozluk.com/entry/105990628