Eskiden ağlarmış, şimdi boşanma hayatının arka planında kalmış
Anne babası ayrılmış biri, yıllar sonra bu deneyimin kendisinde bıraktıklarını sakin ve olgun bir dille yazmış. Ona göre işin en güzel yanı, bu konuyu anne babası ayrılmış insanlarla “rahat rahat konuşabilmek”miş; benzer şeyler yaşamış olanlar birbirini daha iyi anlıyormuş. Çocukken en zorlandığı şey çevrenin sorularıymış. Bu soruların “çoğu çocuğun korkulu rüyası” olduğunu söylüyor: Neden ayrıldılar, babanın hayatında başkası mı vardı, biri yeniden evlendi mi, barışma ihtimalleri var mı… Öyle olmadığını anlatmak çoğu zaman mümkün olmuyormuş. Zamanla bu soruları, soranın bilmiş tavrına içinden gülerek karşılamaya başlamış: “bir noktadan sonra artık bu çok bilmiş tavırlarla içten içe dalga geçersin.” Onu hüzünlendiren anlardan biri, 21 yaşındaki erkek kardeşinin bir gün annesine söyledikleri olmuş. Kardeşi, anne babası aynı ortamda olmak istemeyeceği için kendi düğününün olamayacağını söylemiş. O an kendisi de çocukken tam olarak aynı şeyleri düşündüğünü hatırlamış. Eskiden bir arada gezen aileleri görünce kendi ailesini hatırlayıp ağlarmış; artık onları fark etmiyormuş bile. Bir zamanlar kimliğini tanımlayan bu durum, onun deyişiyle şimdi “geri planda kalmış bir gerçek.” Zor dönemlerle başa çıkmayı da bu yolda öğrenmiş. Kazandıklarını da sayıyor: mutsuzluklardan çabuk vazgeçebilmek, doyuma ulaştırmayan ilişkileri sürdürmemeyi seçebilmek, biraz erken olgunlaşmak ve “gözü kapalı, aşk sarhoşluğuyla” bir evlilik yapmamak. #boşanma #çocukluk #kardeş #ilişkiler