Fikir erkendi, kaynak yoktu: genç yaşta kapattığı pazar girişimi
21 yaşındayken bir gün semt pazarında aradığı tezgâhı bulamamış ve aklına pazarları haritalayan bir uygulama fikri gelmiş. Önce yazılımcı bir arkadaşıyla başlamış, sonra ekibe yazılımcılar, tasarımcılar ve bir veri uzmanı katılmış. Fikir 72 saatlik bir üniversite yarışmasında birinci olmuş, bir girişimcilik yarışmasında da finale kalmış. Sahaya inince işler zorlaşmış. Çözüm ortağı olarak gördükleri pazarcılardan bekledikleri desteği bulamamışlar. Daha ucuz ve profesyonel ürün sunan halcılara yönelince de pazarcılar rakibe dönüşmüş. Fikir de değişmiş: artık pazarı insanların cebine taşımak, taze ürünü kapıya getirmek istiyorlarmış. Bunun için en az 1 milyon dolar sermaye gerekiyormuş, ellerinde bunun yarısı bile yokmuş. Yatırım aramayı sürdürmüşler ama olumlu dönüş gelmemiş. Bir yatırımcı, insanların pazara gitmeyi bırakmayacağını söyleyerek fikri reddetmiş. O ise geri çekilmek yerine inatlaşmış, daha çok müşteriyle görüşmeye karar vermiş. Kaynaklar kısıtlı, belirsizlik büyükmüş. "Gün geçtikçe ekibin motivasyonu düşüyordu" diye yazmış. Kendine itiraf edemediği, cevaplamaktan kaçtığı sorular varmış. Sonunda "acı gerçekle yüzleştim ve projeye son vermeye karar verdim" demiş. O günleri tek cümleyle özetlemiş: "Zor bir süreçti benim için." Kapanıştan yaklaşık bir yıl sonra pandemi gelmiş ve insanların alışveriş alışkanlıkları değişmiş. Benzer projeler ortaya çıktıkça arkadaşları ona örnekler göndermiş, onu haklı çıkaran mesajlar ve telefonlar almış. Kimsenin onun fikrini çalmadığını, kendisinin yalnızca erken gördüğünü söylüyormuş. Beş yıl sonra geriye dönüp baktığında sorunun da çözümün de doğru olduğunu, ama "zamanlama ve elimizdeki kaynak yanlıştı" diye düşünüyormuş. O girişimi bugün, olmak istediği kişiye ulaşmak için geçmesi gereken zorunlu bir yol olarak görüyormuş.