← Tüm deneyimler

Göz kapağı ameliyatından sonra milimetrelik bir farkla geçen kaygılı haftalar

2018

Gözlerimde aslında belirgin bir düşüklük yoktu. Sadece göz kapağı derimde hafif bir gevşeme vardı ve bir gözümde diğerine göre biraz daha fazla deri olduğunu düşünüyordum. Tek isteğim daha genç, daha diri görünmekti. Şunu da baştan söyleyeyim: simetri konusunda takıntılı biriyim ve bunu kendim de çok iyi biliyorum. Muayenede doktorum bir gözde daha fazla cilt olduğunu, o taraftan daha fazla doku alacağını anlattı. İçimde küçük bir kuşku vardı ama dinledikçe ikna oldum. O anı bugün de aynı cümleyle anlatıyorum: "simetri konusunda takıntım olmasına rağmen güvendim ve tamam dedim." Ameliyattan sonra bantlarım açıldığında aynaya baktım ve ilk fark ettiğim şey bir dikişin diğerinden daha aşağıda durmasıydı. Bana bunun şişlikten kaynaklandığını, birkaç hafta içinde büyük ölçüde oturacağını söylediler. Kulağım bunu duydu ama içim bir türlü rahat etmedi. İki hafta geçtiğinde hâlâ az doku alınan gözümde bir fazlalık görüyordum. Üstelik o gözümün üstünde, diğerine göre hafif bir ağırlık varmış gibi hissediyordum. Aynanın karşısında iki gözümü durmadan karşılaştırıyordum. O günlerde forumda yazdığım cümle aslında bütün ruh halimi özetliyordu: "milimetrelik bir fark bile beni rahatsız ediyor." Benzer bir ağırlık yaşadığını, zamanla düzeldiğini anlatanlar oldu. Onlara verebildiğim cevap kısaydı: beklemekten başka çare yoktu. Bunu yazarken kendi çaresizliğimi de saklamadım; elimden gelen tek şey sabretmekti ve sabretmek bana hiç kolay gelmiyordu. Birkaç gün sonra çevremdekilerin yorumları başladı. Şişlik sürerken beni görenler gözlerimin küçücük kaldığını söyledi. Bu söz beni gerçekten çok üzdü; zaten aynada kendimi didik didik ederken bir de başkalarının ağzından bunu duymak canımı sıktı. Yaklaşık iki ay sonra tablo değişti. Gözlerim açıkken iki gözüm arasında hiçbir fark kalmamıştı, kapalıyken bakınca kesi izi de silikleşmişti. Artık ameliyat olduğumu kimse anlamıyordu. Yine de sol gözümün biraz daha zamana ihtiyacı olduğunu hissediyordum. Kontrole gittiğimde doktorum o gözde milimetrik bir fazlalık olduğunu kabul etti ama yeniden kesmek istemedi; bu defa iyileşmenin daha uzun süreceğini söyledi. Onun yerine botoks önerdi. Bunun ücretli olduğunu ve belli aralıklarla tekrarlanması gerekeceğini duyunca içimden "Peki ben niye bıçak altına yattım o zaman?" diye geçti ve bunu ona da söyledim. Öneriyi kabul etmedim. Bir yıl içinde izlerin tamamen geçeceğini, aradaki küçük farkın da gözle görülmeyeceğini umuyordum. Haziran geldiğinde, yani ameliyatın üzerinden beş ay kadar geçtiğinde, gözlerimin tam kapandığını görüyordum. Bu yüzden fazla deri alınmadığını düşünüyorum; kapatırken hissettiğim hafif kasılmanın da zamanla geçeceğine inanıyorum. O günlerde eski ve yeni halimi yan yana koyup baktım. Yandan bakınca gözlerimin gayet iyi durduğunu görebiliyordum. Çevremdekiler artık hiçbir şey fark etmiyordu. Benzer bir süreçten geçenlere söyleyebileceğim şey şu: önemli olan, gözün kapanmasını engelleyecek kadar fazla cilt alınmaması. Gerisi için sabır gerekiyor.

Kaynak: https://www.kadinlarkulubu.com/konu/goz-kapagi-estetigi-oldum-ama.1055093/