Güvenli limanı bırakma kararsızlığı: Bir yıl iki işin arasında yıpranmış
Yurt dışında 9-6 beyaz yakalı bir işte çalışan biri, kurumsal hayattan çıkıp kendi işini kurma hikâyesini 2022'nin başında anlatmış. O zamanlar 25 yaşındaymış ve haftada 45 saatini verdiği iş ona giderek yavan gelmeye başlamış. En büyük isteği o saatleri kendi kontrol etmekmiş; gerekirse 70 saat çalışmaya razıymış, yeter ki onu tatmin eden bir şey üzerinde çalışsın. 2015'in sonlarında Türkiye'ye kesin dönüşe hazırlanırken kendi işini denemeye karar vermiş. Birikimi onu 1-2 yıl idare edecekmiş. Ama şirketi uzaktan çalışma teklif edince aklı karışmış; çok heyecanlı olduğu hayalini biraz ertelemek zorunda kalmış. Döndükten kısa süre sonra iki kişiyle üçte birer ortaklıkla sağlık turizmi üzerine bir şirket kurmuşlar. Bir yılı aşkın süre gündüzleri yeni işe, akşamları eski işine çalışmış. Uyandığı andan yatana kadar çalışıyormuş ve bu dönemi hayatının belki de en yoğun ayları olarak anmış. Onu asıl zorlayan yorgunluk değil, belirsizlikmiş. Güvenli limanı bırakıp bırakmamak arasında gidip gelmiş; birçok kez ayrılmaya karar verip sonra biraz daha beklemiş. "Hayatımda büyük bir belirsizlik haline geldi bu ve açıkcası beni biraz yıprattı" diye yazmış. Bu stres ve yorgunluk içinde bir de hastalanmış. Yine de o yılı tümden şikâyetle anmamış: insan bir hayal için çalışınca motivasyonun kendiliğinden geldiğini, yorulsa da mutlu kalabildiğini söylemiş. Ama bu kadar yoğunluğun ve stresin sağlığa zararlı olduğunu da not düşmüş. 2017'nin başında eski işinden ayrılıp tamamen kendi şirketine geçmiş; zor ve riskli bir karar olduğunu kabul etmiş. Yazdığında yaklaşık beş yıldır kendi işini yapıyormuş. Covid dahil krizlerde aklına "acaba hata mı ettim" diye gelmiş, ama cevabı netmiş: kendisi için doğru olanı yapmış ve bu yüzden kendini şanslı görüyormuş. #başarı_hikayesi #kendi_işi #girişim