← Tüm deneyimler

İlk tırmanışında çocuk gibi inmek istedi, inişte kendini bırakmayı öğrendi

Bana göre kaya tırmanışı, özellikle ilk seferinde, insanın korkuyla, güvenle, başarıyla ve kendini bırakmakla ilişkisini birebir görebileceği bir ayna. İnsan orada kendisi hakkında çok şey öğreniyor. Ben de bunu kendi ilk tırmanışımda öğrendim. Korkunun geldiği o anda insan ilk ne yapıyor? Benim için o, en derinden gelen, en ilkel korkuydu. Kayaya ilk kez çıktığım gün emniyetimi bir arkadaşım alıyordu. Biraz yükselir yükselmez korku bastırdı ve ben çocuklaştım. Mızırdanmaya başladım, hemen inmek istediğimi söyleyip tutturdum. O an tek istediğim o deneyimden kaçmaktı. Arkadaşım beni indirmedi. Ben karşımdakine adeta bir ebeveyne mızırdanır gibi mızırdanırken o aşağıdan "yaparsın, aslansın, kaplansın" diye bana cesaret verdi. Ben de her iki adımda bir söylene söylene, adım adım tepeye kadar çıktım. Bu an bana kendimle ilgili bir şey gösterdi. Sonradan fark ettim ki gözümü korkutan, beni zorlayan başka deneyimlerde de hep aynı tepkiyi veriyorum: korkunca mızırdanıyorum. Yanımda beni teselli eden biri yoksa da hemen sinirlenip tepki gösteriyorum. Asıl zorluk inişte başladı. Ne yapmam gerektiğini biliyordum: ellerimi bırakıp ipe oturacaktım. Ama tutunma refleksim o kadar güçlüydü ki bir türlü izin vermedi. Kendimi bir türlü bırakamayışım yüzünden kayalara çarpa çarpa indim, vücudumda gereksiz yere yaralar, morluklar oluştu. Bu durum bana kendi eğilimlerim hakkında çok şey anlattı; ardında güvenmeme hâlimi gördüm. Son anlarda bile güvensizliğime bir bahane buldum. Aklımdan "bu düğüm ne kadar sağlam, ya çözülürse?" diye geçirdim. Oysa o düğüm benden önce nice insanı taşımıştı. En çok sevindiğim şey, bu tepkilerin öğrenilebilir ve değiştirilebilir olduğunu görmek oldu. İkinci ve üçüncü denemelerimde ellerimi tamamen bırakamasam da bırakma süremi bir öncekine göre biraz daha uzatabildim. Bu küçük değişimi görmek beni umutlandırdı. Bugün bu ilerlemeyi yalnızca kayada bırakmak istemiyorum. Tırmanışta attığım o bebek adımlarını hayata da taşıyabilmeyi diliyorum.

Kaynak: https://eksisozluk.com/entry/63988495