“Kepengimi son kez kilitledim”: Bir tüccarın o akşam eve dönüşü
İşini kaybeden bir tüccar, dükkanını son kez kapattığı günü kısa bir yazıda kendi ağzından anlatmış. Birkaç yıl önce dükkanını açarken kepengini de büyük bir hevesle taktırmış. O son akşamı şöyle yazmış: “Bir kaç sene evvel hevesle taktırdığım kepengimi son kez kilitledim.” Ama hemen ayrılamamış; dükkanın içinin boş halini görünce gidememiş. Yüksek kazançla eve döndüğü gururlu günler aklına gelmiş. Geleceği düşünmekten kaçarak son kez çay ocağına girmiş. Boş bardağa dakikalarca bakmış, cebindeki bozuklukları masaya bırakıp çıkmış. Kendini o an “Başarısız ve işsiz biriydim.” diye tarif etmiş. Günün en zor kısmı eve dönüş olmuş. Zile basamamış, kapıyı çekinerek çalmış. Kapıda hoş geldin diyen eşi mutlu görünmeye çalışıyormuş. Dükkandan kalan malların konduğu odanın önünden geçip yüzünü yıkamış; güzel bir duşu hak etmediğini düşünüp vazgeçmiş. Yatak odasında eşi onu gülümseyerek karşılamış ama o, eşinin yüzüne bakamamış: “Bir sorusuna bile cevap verecek yüzüm yoktu.” Yatağın kenarına sığıntı gibi kıvrılmış ve eşi bir şey sormasın diye dua ederek uyumaya çalışmış.