Korktuğu yüzmeden gururlu bitişe: İlk Ironman 70.3 yolculuğu
Triatlon bilgisi televizyonda izlediklerinden ibaret olan biri, ilk Ironman 70.3 yarışını bitirmek için bir yılı nasıl geçirdiğini 2017'nin sonunda anlatmış. Başta kendine sormuş: "E nasıl olacaktı bu iş?" Kulüp ya da koç olmadan, programını kitaplardan çıkarıp kendi kendinin koçu olmuş. Yarışa bir yıl kala her hafta en az iki kez 10 ila 20 km koşmuş. 2016 Temmuz'unda bisiklet alınca işten eve gelir gelmez kendini bisikletin üstünde bulmuş; her gün yeni bir şey öğrenmek ona çok heyecan veriyormuş. Kış gelince evde çalıştırıcıya geçmiş, haftada en az beş kez pedal çevirmiş, hafta sonlarını da çoklu antrenmanlara ayırmış. Çalışan biri için bunun kolay olmadığını, işi ve aile hayatını birlikte götürmeye çalıştığını yazmış. Yüzmeye ise neredeyse hiç vakit ayıramamış ve en çok ondan korkmuş. Yarıştan önceki gün brifingde ne kadar heyecanlandığını hâlâ hatırlıyormuş. Yarış sabahı heyecandan titremiş. Suya girerken sahipsiz bir çipin dalgalandığını görmüş; bu ona "kabus gibi" gelmiş ve hafif bir üzüntüyle yüzmeye başlamış. Sonra suyun keyfine varmış, ama dubada kafasına darbeler alınca rekabetin sert yüzünü görmüş. Bisiklette karşıdan esen rüzgâr hızını düşürmüş; bu onun "çok canını sıkmış", yine de olanı kabul edip devam etmiş. Koşuda yanına gelen bir yarışmacıyla sessizce yan yana koşmuş, o yavaşladığında iki kez onu beklemiş. 15 Ekim 2017'deki yarışı 5 saat 50 dakikada bitirip 6 saatin altında tamamlama hedefine ulaşmış. Ekranda ismini görünce bütün sevincini paylaşmak için ailesinin yanına koşmuş; bir gün önce çocuk yarışında koşan oğlu ve en büyük destekçisi eşiyle "bu gurur anını" fotoğrafla ölümsüzleştirmiş. Süreç için minnettar olduğunu söylemiş ve sözünü şöyle bitirmiş: "yapmıyorsanız istemiyorsunuzdur!" #fedakarlık #triatlon #spor_hedefi