Meme küçültmeden iki yıl sonra hâlâ aynaya bakıp duygulanıyormuş
Büyük göğüslerle geçen yılların küçük ama yorucu ayrıntılarını bugün gülerek anlatabiliyorum. Masada otururken farkında olmadan göğüslerimi masaya yaslardım; bunu fark ettiğim gün saatlerce gülmüştüm. Masanın öbür ucundaki bir şeye uzanırken göğüslerim tabağa girecek diye hep çekinirdim. Gün içinde bir köşeye saklanıp sütyenimi düzeltmek zorunda kalırdım. Üstü de beli de tutan bir kıyafet bulmak benim için hayal gibiydi. Bir de görenlerin alaycı esprilerine katlanırdım. Sonunda meme küçültme ameliyatı olmaya karar verdim. Bugün bu ameliyatı tek cümleyle anlatıyorum: Hayatımda verdiğim en doğru karar dedirten operasyon. İyileşme döneminde göğsümün altında, yıllarca nemden açılan yaralar yavaş yavaş kapandı, kuruyup pul pul döküldü. O bölge ilk kez havayla buluşuyordu. Bunu bile sevinçle karşıladım. Banyo yaparken artık göğüslerimi kaldırıp altını özenle temizlemek zorunda olmadığımı fark ettiğim ilk birkaç seferde mutluluktan ağladım. Bir gün aşağı baktım ve ayaklarımı gördüm. Çığlık attım. Yıllardır yukarıdan kendi ayaklarımı göremiyordum. Bu sevincimi doktoruma anlattığımda o da şakayla karşılık verdi; memeleri değil, ayaklarımı küçülttüğünü söyleyip benimle güldü. Sonraki aylarda küçük özgürlükler birbirini izledi. İlk aylarda paramın büyük kısmını süslü, dantelli sütyenlere harcadım. Artık bir sütyeni sabah takıyor ve gün boyu unutuyorum; kimseden gizlenip düzeltmem gerekmiyor. Gömleklerimin düğmeleri rahatça ilikleniyor, istediğim tarzda kıyafeti giyebiliyorum. Kimse de göğüslerimle dalga geçemiyor. Yüzüstü yatınca başım artık havada kalmıyor, yastığa rahatça koyabiliyorum. Regl öncesindeki göğüs ağrıları neredeyse kayboldu. En çok da sevdiklerime canım yanmadan sıkı sıkı sarılabilmeyi seviyorum. İzlerim ise düzenli bakımla neredeyse yok denecek kadar azaldı. Zaten görünmeyen bir yerde oldukları için pek dert etmiyorum. Bedenimle kurduğum yeni ilişkiyi biraz gülerek şöyle anlatıyorum: Meme uçlarıyla göz göze gelebilmek muazzam bir his, çünkü senelerce onlar yere baktı. Ameliyatın üzerinden iki yıl geçti. Hâlâ aynanın karşısına geçtiğimde aynı heyecanı yaşıyorum. Aynaya bakıyorum, bakıyorum ve duygulanıyorum.