← Tüm deneyimler

Ocakta ilk kulaç: Elektriklenen kollardan her sabahki huzura

Yaklaşık yirmi yıl önce sağlık sorunlarım yüzünden yüzmeye başladım. Zamanla bu bir tutkuya dönüştü. Uzun süre havuzda kulaç attım; Boğaz yarışlarında tanıştığım arkadaşlarım sayesinde açık denize geçtim. Sonra bir tanıdığım aracılığıyla, mevsim dinlemeden sabahları denize giren bir grupla tanıştım. İlk kış girişime wetsuit'le hazırlanmayı düşünüyordum. Ama arkadaşlarımın çoğunun giymediğini görünce ben de vazgeçtim, wetsuit'siz girdim. Ocak ayıydı, su 8 ile 12 derece arasındaydı. O ilk kulaçları hiç unutmuyorum: kollarınızda elektriklenme hissediyorsunuz, vücudunuz yanıyor. Bu şok bir iki dakika sürüyor. Kulaç attıkça beden normale dönüyor ve ardından keyif başlıyor. Bugün wetsuit hiç kullanmıyorum; neopren bir bone ve yüzücü mayosu bana yetiyor. Kışın denizde kara ısınması yapacak vakit bulamıyoruz; suya girip hafif tempoyla yüzmeye başlıyoruz. Bana göre zor olan aslında su değil. Asıl mesele sudan çıktıktan sonra korunabilmek. Dışarısı çok soğuksa, bir de ayaz varsa iş zorlaşıyor. O kadar soğuk suda en fazla yarım saat kalabiliyoruz; 15 derece ise ideal soğuk, o sıcaklıkta bir saat yüzebiliyoruz. Yine de vazgeçmiyoruz; karda da yağmurda da girmeyi sürdürüyoruz, yalnızca elektrikli havalarda girmiyoruz. Her sabah coşkuyla kalktığımı da iddia etmeyeceğim. Bazen elbette yüzmek istemediğim, üşendiğim oluyor. O sabahlarda aklıma sudan her çıkışta hissettiğim rahatlık, huzur ve mutluluk geliyor. Onu düşünüp yine suya giriyorum. Sonra kendimle gurur duyuyorum ve bu, motivasyonumu yüksek tutuyor. Zamanla soğuk su benim için bir hobiden fazlası oldu. Stresle baş etmenin en etkili yollarından birinin bir uğraşa odaklanmak olduğuna inanıyorum; benim uğraşım da yüzme. Yüzerken nefesime, kulacıma, formuma odaklanıyorum ve bu farkındalığımı artırıyor. Soğukla boğuşurken zihinsel güç harcıyorsunuz ama karşılığı büyük: başarı duygusuyla birlikte güven ve cesaret gelişiyor. Artık nerede soğuk bir su görsem girmem gerektiğini düşünen biri oldum. Yüzme bireysel bir spor gibi görünse de grubumla birlikte bir takım ruhu kazandım. Ekibimiz renkli ve keyifli; birbirimizi motive ediyor, sevincimize de sıkıntımıza da ortak oluyoruz. Benim için artık bir aile gibi. Sabah yüzmesinden sonra güne çok daha dinç ve farkında başlıyorum; şakayla karışık, çevremdekiler sabahı yaşarken ben öğleni yaşıyorum diyorum. Bugün haftanın dört sabahı, mevsim fark etmeksizin grubumla denizdeyim. Bir kış yüzme maratonuna katılmayı planlıyorum. Kendimle de yarışıyorum; tekniğimi, stilimi, nefesimi geliştirmeye çalışıyorum. Kış yüzmesinin sanıldığı kadar üşütmediğini, hatta yazdan bile keyifli olabileceğini daha çok insana anlatmak istiyorum. Benim hayalim ise hep daha soğuk suda yüzmek.

Kaynak: https://www.capital.com.tr/yasam/yasam-433671/soguk-deniz-tutkunuyum