On bir yıl sonra girdiği ikinci burun ameliyatında pişmanlıktan rahatlamaya
İlk burun ameliyatımın üzerinden on bir yıl geçti. Bu sürede burnum yeniden şekil değiştirdi; hem yamuldu hem de düştü. Burnumdaki eğrilik geri geldi, nefes sorunlarım da peşimi bırakmadı. Üstüne yıllardır süren bir sinüzit derdim vardı. Sonunda ikinci kez ameliyat olmaya karar verdim. Revizyon ameliyatından bir hafta önce bu satırları yazarken içimde büyük bir umut vardı. Bir hafta sonra yıllardır taşıdığım bütün bu dertlerden nihayet kurtulacağımı düşünüyordum. Yine de içim tamamen rahat değildi. Beni en çok korkutan şey, bu kez kaburgamdan kıkırdak alınacak olmasıydı. Burun ameliyatı zaten başlı başına zor bir şey; bir de üstüne kaburga ağrısı eklenecekti. O ağrıya dayanamayacağımı düşünüp duruyordum. Ameliyatın ikinci gününde umudun yerini pişmanlık aldı. Burnumda tampon vardı, nefes alamıyordum, çok acı çekiyordum. Oturduğumda kaburgam ağrıyordu, yattığımda ise nefes almak neredeyse imkânsızlaşıyordu. Ne otururken rahat edebiliyordum ne de yatarken. O an eski burnumu bile arar oldum. Ameliyat olduğuma öyle pişmandım ki... Eğri de olsa o burunla en azından nefes alabiliyordum diye düşünüp duruyordum. Dördüncü gün de değişen pek bir şey yoktu. Burnum ve boğazım ağrıyordu, hâlâ doğru dürüst nefes alamıyordum. Ameliyat sırasında boğazım tahriş olmuş, o yara bir türlü geçmiyordu. Ağrı hiç bitmeyecekmiş gibi geliyordu. O gün çok daha açık konuştum: keşke hiç ameliyat olmasaydım. Bir ay sonra ise aynı yazıya kısa ama bambaşka tonda bir not ekledim. O süreci atlatmıştım ve pişmanlığım geçmişti, çünkü sonuç çok güzel oldu. İlk günlerin ağrısı ve nefessizliği geride kaldı, ortaya çıkan burun ise beni fazlasıyla memnun etti. On bir yıl boyunca taşıdığım derdi ikinci ameliyatla geride bıraktım. İlk hafta, verdiğim kararı sorgulatacak kadar zor geçti. Ama o pişmanlığın kalıcı olmadığını kendi yaşadıklarımla gördüm.