Para bitince susan telefonlar: batan bir internet satıcısının dersi
On sekiz yaşından beri internetten satış yapıyormuş; üniversitede okurken kendi parasını kazanıyor, altında arabası, cebinde parası varmış. Bir süre memurluk yapmış ama mutlu olamayınca istifa edip kendi işine dönmüş; bu karar yüzünden babası ona küsmüş, yaklaşık bir yıl konuşmamışlar. Ticaretten para kazandığı için başta hiç endişelenmemiş. İşi, dijital oyunları alıp global pazarda kâr koyarak satmakmış. İstifadan altı ay sonra bu alana kısıtlama gelince iş modeli çökmüş. Bir süre elindeki stoku satarak yaşamış, stok bitince yenisini koyamamış. Sonra bir tanıdığının önerisiyle yurt dışından ürün getirmeyi denemiş; mallar gümrükte takılmış ve 80 bin lirası gitmiş. “durduk yere 80 bin tl para kaybedince insan sapıtıyormuş” demiş; bir iki ay kendine gelememiş. Kaybı kurtarmak için kalan sermayesiyle borsaya girmiş, sevdiği arabasını satıp parasını da oraya yatırmış; o para da değerinin çok altına inmiş. Kendi çabasıyla biriktirdiği 250 bin küsur lira böylece eriyip gitmiş; hesabında sıfırı gördüğü, eksiye düştüğü günler olmuş. Asıl acıyı sonrasında yaşamış. Parası varken telefonu hiç susmazmış; geziler, yemekler, yol masrafları çoğunlukla ondan çıkarmış. Arabayı sattıktan bir ay sonra telefonlar haftada bire inmiş, kısa süre sonra hiç aranmaz olmuş. Eski arabasının aynısını yolda görünce içini hüzün kaplıyormuş. Hayatındaki ilişkiden de kendini uzaklaştırmış. Şimdi bir geliri varmış, hatta bir memur maaşından daha iyi kazanıyormuş; ama kredilerini ödeyip ayı kurtarma derdindeymiş. “Ama içimde eskisi gibi hırs istek kalmadı” diyormuş ve bu isteksizlikten hiç memnun değilmiş. İlk başlarda çok isyan ettiğini, artık her şeyi akışına bıraktığını anlatmış. Yaşadıklarını “Bu bana pahalı bir hayat dersi oldu” diye özetlemiş. İstifa ettiğine pişman değilmiş, para bir şekilde yine kazanılırmış; ama insanları tanımış. Okuyanlara paranın kıymetini bilmelerini öğütlemiş ve şöyle bitirmiş: “Düşmeyin arkadaşlar düşenin dostu olmaz.”