Politecnico di Milano'da yüksek lisans: şaşkınlık, ağır sınavlar, sevilen şehir
Türkiye'de yazılım mühendisliği okumuş, Eylül 2017'de Milano'ya gidip Politecnico di Milano'da Bilgisayar Bilimi ve Mühendisliği yüksek lisansına başlamış bir öğrenci, ilk yılını bir forumda anlatmış. Daha en başta “Yurt dışı sevdalısı falan değilim” diye not düşmüş; planlar değişmezse mezun olunca Türkiye'ye dönmeyi düşünüyormuş. Başvurusunu İstanbul'daki bir danışmanlık üzerinden yapmış. Okulda onu ilk sarsan şey kalabalık olmuş. Türkiye'deki 20-30 kişilik yüksek lisans sınıflarını beklerken 150 kişilik sınıflarla karşılaşmış: “İlk bizi şaşkınlık içinde bırakan ve hayal kırıklığına uğratan durum bu oldu.” Ön sıralara yer kapmak için koşuşturan sınıf arkadaşlarını tatlı bir alayla anlatıyor; bir sabah 7.30'da okula vardığında bile en öndeki yeri çoktan kapmış bir öğrenciye “akşamdan çadır mı kurdun?” diye takılmış. Akademik taraf ise hiç şakaya gelmiyormuş. Sınavlar 30 üzerinden yapılıyor, geçmek için en az 18 lazım. Zorluğu “Aklınıza gelebilecek en zordan çok daha zor” diye tarif ediyor. Türkiye'de rahatça ders geçirecek bir bilgiyle girenin 30 üzerinden 12-15 alıp kalacağını, hazırlıksız gelen birinin çok zorlanacağını açıkça söylüyor. Yurt dışında olmanın insanı hassaslaştırdığını da saklamamış: “Yapılan her şey sana batıyor”, acaba ırkçılık mı yapıyorlar diye düşündüğün anlar oluyormuş. Ev kiralarken Avrupa dışından gelmenin etkisini gördüklerini, ama yabancıya ev verirken herkesin çekinebileceğini de eklemiş. Parasal tarafı şöyle: iki kişi paylaştıkları evin aylık kirası 650 euroymuş, onun deyişiyle “Milano'da bulabileceğin en ucuz ev”; İtalyan devletinden aldığı burs bu kirayı karşılamaya yetiyormuş. 26 yaş altıysan aylık sınırsız ulaşım kartı 22 euro. Milano'yu ise sevmiş; düzenli, kolay dolaşılan bir şehir bulmuş. Pratik bir ipucu da veriyor: marketlerde sürekli yüzde 40-50 indirimler oluyormuş, bunları düzgün takip ederseniz her şey çok ucuza geliyormuş. #yuksek_lisans #italya #milano