Sadece güzellik için bıçak altına yatmak istemiyordu; sekiz ay sonra memnun
Burnum önden bakınca pek göze batmıyordu, sadece hafif bir asimetri vardı. Ama yan profilim hep canımı sıkıyordu. Üstelik nefes almakta da zorlanıyordum. Yine de karar vermek benim için kolay olmadı; uzun süre erteledim. İçimde hep aynı çekince vardı: "sadece güzellik için bıçak altına yatmak çok da istememiştim." Karar verdiğimde işi sıkı tuttum. Uzun uzun araştırdım, ameliyat tekniklerine, yaptıranların yorumlarına, paylaşılan sonuçlara baktım ve dört doktorla görüştüm. Benim için en önemli şey güvendi. İlk görüştüğüm doktor üç boyutlu görselde burnumu yüzüme göre fazla küçültmüştü; itiraz ettiğimde beni dinlemedi. O an istediğim güveni ondan alamadığımı anladım ve vazgeçtim. Ne istediğimi biliyordum: sırtı düz, fazla kalkık olmayan, doğal bir burun. Sonunda tanıdığım birinin memnun kaldığı, sorularımı sabırla cevaplayan bir doktorda karar kıldım. Ameliyat öncesinde en çok korktuğum şeylerden biri anesteziydi. Narkoz altındayken uyanmakla ilgili okuduklarım aklımdan çıkmıyordu ve bu beni epey tedirgin etmişti. Neyse ki bu konuda hiçbir sorun yaşamadım; gözümü açtığımda her şey bitmişti. Uyandığımda burnumda hafif bir sızı vardı. İki saat kadar sonra ise ağrılar başladı. Tamponlara bağlı, migreni andıran yoğun bir baş ağrısı ve burnumda dinmeyen bir sızı… Verilen ağrı kesici de tam yetmiyordu. O kadar ağrım oldu ki bir an ameliyat olduğuma pişman oldum. Doktorum burnumun içindeki eğrilikle ve büyümüş dokularla da uğraştığını, bunun ilk günleri zorlaştırdığını anlattı. Hastanede buz uygulandı. Neyse ki yüzümde morluk olmadı, yalnızca yanaklarımda hafif bir şişlik belirdi. Eve döndüğümde başım yüksekte uyudum, bol sıvı içtim. Burnum pek tıkanmadı, ağzımdan nefes aldım. Çenemi rahat oynatamadığım için iki üç gün yumuşak ve sıvı şeylerle beslendim. Beşinci gün tamponlar alınacaktı. Bu işlemden çok korkuyordum ama hiç acımadı. Tamponlar çıkar çıkmaz baş ağrım tamamen geçti, nefes almam rahatladı; nihayet rahatladım. Burnumun üzerine bant yapıldı. Bantlıyken aynaya ilk baktığımda daha şiş bir burun bekliyordum; gördüğüm beklediğimden iyiydi. O beş gün evde yatmaktan çok sıkılmıştım; dışarı çıkıp yürüyüş yapmak bana çok iyi geldi. On ikinci gün bantlar açıldığında burnumun şekli güzel ve doğal görünüyordu, ama şişlik beklediğimden fazlaydı. Bu beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Doktorum kalın derili biri olarak iyi iyileştiğimi söylese de içim tam rahat etmedi. Sanırım buna rinoplasti şoku diyorlar. Kendimi tarif etmem gerekirse: Ben de dünyanın en sabırsız insanıyım. İlk haftalarda şişlik yavaş indi. Üçüncü haftadan sonra ise hızlandı. Birinci ayın sonunda burnumun şekli netleşmişti, şişlik beklediğimden çok daha fazla inmişti ve sonuçtan oldukça memnundum. Ameliyatın üzerinden sekiz ay geçtiğinde yazdıklarımı güncelledim. Burnumda neredeyse hiç şişlik kalmadı, burnum kafamdaki forma kavuştu. Birinci ayla sekizinci ay arasındaki fark gerçekten çok büyük. Bugün burnumun şeklinden son derece memnunum: tam istediğim gibi doğal bir burun oldu.