Son 30 TL'sine katalog bastırmış: Gözünü kırpmadan kendi işinin peşinde
Kendi işinin patronu olmak isteyen genç bir grafiker, ilk adımlarını ve yaşadığı kırgınlığı 2015'in sonunda anlatmış. Ona göre mesele çok ya da az çalışmak değil, işini nasıl yapacağına kendisinin karar vermesi ve kendi fikrini hayata geçirebilmesiymiş. İki ay staj yaptıktan sonra bir buçuk ay daha oraya gidip gelmiş; bu sürede daha çok kendini geliştirmek için çalışmış. Kendisine birkaç gün daha gelmesi söylendiğinde bile "ben yarın gelmiyorum" deyip çıkmış, çünkü kendi işi için atılım yapmak istiyormuş. 3 boyutlu çalışmalarından bir katalog hazırlamış ve son 30 TL'siyle bastırmış; elinde 15 katalog kalmış. Bu cesaretini anlatırken kendine hayranlığını gizlememiş: "bayılıyorum cesaretime." Katalogları bırakacak yer ararken gece 3,5'a kadar yatmamış, kendi deyişiyle gözünü bile kırpmamış. Emeği boşa gitmemiş. Kataloglardan birkaçını bıraktıktan sonra küçük bir fotoğraf düzenleme işi almış, ardından başka küçük işler de gelmiş. Bu, kendi başına bir şeyler yapabildiğini gösteren ilk sevinç olmuş. Sonra bir firmada grafikçi olarak işe başlamış. Patron işini beğenmemiş, bir sürü düzeltme yaptırmış, sonunda da "çok iyi oldu" demiş. Bu söz ona "2 yıllık emeğime küfür gibi geldi." O gün durakta "boğazım dügümlendi" diye yazmış; ağlamak istemiş ama çevrede başkaları olduğu için ağlayamamış. Hikâyesini yine de umutla bitirmiş. Daha büyük bir girişim için para bulmaya çalışacağını, hayatını sonuna kadar yaşamak istediğini söylemiş. Kararı netmiş: kendisi için çalışacak, başkasının kendi işini büyütmesine seyirci kalmayacakmış. #fedakarlık #kendi_işi #girişim