← Tüm deneyimler

Bir ay kapıdan çıkamamış, markete gidebildiği gün sevinçten telefona sarılmış

2017

On aylık bir oğlu olan bu anne, bir gece bebeğini uyuttuktan sonra gün boyu hayalini kurduğu kahveyi içerken televizyonda annelik üzerine konuşan birini dinlemiş. Anlatılanlar aslında epey eğlenceliymiş ama o gözyaşlarını tutamamış. Sebebini de açıkça yazmış: "onu o kadar iyi anlıyorum ki." İlk zamanları hatırladığında tecrübesizliği, çaresizliği, herkesten medet umma halini ve bir yandan da kendini kanıtlamaya çalışmasını anlatmış. En ağır geleni yalnızlıkmış: çevresindeki herkes her şeyi kusursuz yönetiyormuş gibi görünürken o, "herkes anneliği çok güzel başarıyor bir ben böyleyim galiba" diye düşünmüş ve bunu kimseye söyleyememiş. O günleri düşündükçe hâlâ kendine acıdığını söylemiş. Hamileyken bir yerde okuduğu bir yorumu hatırlamış: annelerin doğumdan sonra yaşananları kimseye anlatmamak için gizli bir anlaşması olmalıymış. O zaman anlam verememiş. "Anne olunca anlarsın" sözünü de yalnızca çocuğa duyulan sevginin büyüklüğü sanmış; anne olunca çok daha fazlasını anladığını fark etmiş. Duş almadan ne kadar dayanılabileceğini, uykusuz bir gecenin ardından sabah aynı tempoyla devam etmeyi, bebeği saatlerce kucağında besledikten sonra kalan yarım saatte hem yemek yapıp hem karnını doyurmaya çalışmayı o dönemde öğrenmiş. Hamileyken bebeğin hayatlarına kolayca uyum sağlayacağını, sosyal hayatlarından vazgeçmeleri gerekmeyeceğini düşünüyormuş. Oysa ilk aylarda bebek dışarıda ağladığı için zorunlu durumlar dışında evden neredeyse hiç çıkamamış. Şaşkınlığını "kapının önüne çıkamadım lan bir ay!" diye anlatmış. Bu yüzden küçük bir adım bile büyük bir sevinç olmuş: bebekle 300 metre ilerideki markete gidip dönebildiği ilk gün sevinçten anneannesini aramış. Yazısını, bebekleri hep uyuyan, hiç zorlanmıyormuş gibi görünen annelere yarı şaka yarı sitemle takılarak bitirmiş.

Kaynak: https://eksisozluk.com/entry/71569607