Kırgın ama kapıyı kapatmamış: boşandığı adam hafta sonları iftara geliyor
Evliyken çevresine örnek gösterilen, imrenilen bir çiftmişler ama boşanmaları ne anlaşmalı ne de kısa olmuş; çekişmeli ve uzun sürmüş. Bu hale nasıl geldiklerini kendisi de tam bilmiyormuş. Velayeti alan anne, resmi boşanma günü eski eşine bir mesaj atmış: Yasal görüşme sürelerine bağlı kalmak zorunda değiliz, kızımızın 18 yaşına kadar “hem anne hem de baba ile güzel anı biriktirme hakkı” var, demiş. Kırgınlığını saklamıyor: “eşime ve geçmişe dair kalp kırıklığım çok fazla” diyor; bunun cezasını boşanarak verdiğini düşünüyor. Ama bu kırgınlığı sürdürmek istememiş. Çocukların özel günlerinde ve okul işlerinde bir “çekirdek aile” gibi bir araya geliyorlarmış. Son üç haftadır eski eşi hafta sonları iftara geliyor; birlikte film, derbi izliyorlar. Eski eşi onun yemeklerini özlediğini söylüyormuş, yemekten sonra da kimi zaman koltukta uyuyakalıyormuş. Yemek yapmayı, evin biraz dağılmasını dert etmiyor; yeter ki “mutlu huzurlu zaman geçirilsin.” İlk hafta ise içi karışmış. Yemek hazırlarken geçmiş aklına gelmiş, kendine sinirlenmiş ve kendini “enayi gibi” hissetmiş. Sonra kendini toparlamış ve boşanma kararının yine de doğru olduğunu düşünmüş: “bir kere daha iyi ki boşamışım.” İkisi de yeniden evlenmemiş, eski eşinin özel hayatını merak etmiyor. Biri evlenseydi bu kadar görüşmenin yeni eşe saygısızlık olacağını, en çok da çocukların etkileneceğini düşünüyor. Çevrelerinin çoğu boşandıklarını bilmiyormuş; bilenler “Avrupai” buluyor, o ise “insani” diyor. Vardığı sonuç: nafakasıyla, velayetiyle boşanma sonrasını yönetmek, evliliği yürütmekten daha çok özen istiyor. #boşanma #yeni_başlangıç #ortak_ebeveynlik #eski_eş