On iki yıl sonra: “Eski eşim değil, kızımızın babası”
Anlaşmalı boşanan bir anne, 2013'te ayrılık gününü sözlükte anlatmış, yıllar sonra da metne bir not eklemiş. Ona göre boşanma acımasız ama gerçekçi bir süreçmiş; insan bu süreçte içi boşalmış bir kabuğa dönüşüyormuş. Eşyaları bölüşürken mutluluk getirmeyen hiçbir şeyi ikisi de almamış; o, kendini ve kızını alıp çıkmış. Duruşma günü adliyenin yolunu bulamamış, kaybolup durmuş; ancak erkek kardeşinin telefondaki net tarifiyle yetişebilmiş. Duruşma kısa sürmüş, sonra adliye kantininde çay içmişler: Eski eşi çayı ısmarlamak istemiş, o da "tatlılar benden" demiş. Aralarında şakalaşıp gülüşmüşler. Kantinden kalkarken bittiğini birden fark etmiş: "birden anladım ben, boşanmayı isteyen ben olduğum halde, birden anladım. artık bitmişti." Pişman değilmiş ama mutlu da değilmiş: "mutlu değildim, kendi mutsuzluğumda onu da eritmiştim." Birbirlerini ilk görüşte sevmişler, fakat çok zıt karakterlermiş ve sorunlar sevgiyle çözülmemiş: "yedik bitirdik, sevgimizi." Eski eşi yeniden evlenmiş; onun mutlu olduğunu duyunca o da sevinmiş. Evlenmeden bir ay kadar önce eski eşi ona kıskançlıkla ilgili danışmış; o da "benden esirgediğin ne varsa ona yap, mutlu olursun" demiş. Artık konuşmuyorlarmış ama kızları mutlu olsun diye babasının da mutlu olmasını istiyor. Ona "eski eşim" demeyi sevmiyor, "kızımızın babası" diyor; insanların bunu hâlâ unutamadığının işareti sanmalarından da rahatsızmış. Sonradan eklediği notta "ayrılalı 12 yıl olmuş bile" diye yazmış. İlk zamanlar insan kendini başarısız hissediyormuş; zamanla bu his önemini yitiriyormuş. #boşanma #yeni_başlangıç #eski_eş #kız_çocuğu