Yedi yıl 'tek çocuk yeter' demiş, kızını kucağına alınca endişeleri dağılmış
Yirmi üç yaşında, planlamadan anne olan bu kadın, ikinci çocuk kararını nasıl verdiğini ve sonrasını samimi bir dille anlatmış. Erken bir annelik olduğunu kabul etmiş ama o minicik bedenin onu hayata sımsıkı bağladığını, aldığı her nefese şükretmesine sebep olduğunu söylemiş. İşe dönerken bebeğini anneanneye bırakmak çok zoruna gitmiş. Vicdanına daha fazla yük bindiremeyeceğini düşünüp daha yolun başında oğluna kardeş yapmayacağına söz vermiş. Oğlu yedi yıl tek çocuk olarak büyümüş, hiç kardeş istememiş, hatta kendinden küçük çocuklardan hep kaçmış. Sonra bir gün, anne babasını kaybetmiş bir kızın, kendisine kardeş verdiği için annesine teşekkür ettiğini duymuş; o kız kardeşiyle birlikte hayata tutunmuş. Bu sahne onu derinden sarsmış. "Kendimi çok bencil hissettim." diye yazmış ve ikinci çocuğa karar vermiş; kızı dünyaya gelmiş. Yedi yıl sonra yeniden bebek bakmak hiç kolay olmamış: geceleri sık sık uyanmak, uykusuz işe gitmek, uyku düzeni derken her şey başa sarmış. "Kızım oğluma göre çok zor bir çocuk." diyerek hiçbir şeyin dışarıdan göründüğü gibi güllük gülistanlık olmadığını itiraf etmiş. Hâlâ çalışıyormuş; bir zamanlar ikinci çocuğa bakamayacağını söyleyen annesi şimdi kızına bakıyormuş. Maddi durumları orta halliymiş ve iki çocuğa da iyi bir eğitim verebilecekler mi diye çok düşünmüşler. Ama kızını kucağına aldığı an endişelerinin ne kadar yersiz olduğunu anlamış. Kızı evlerine bambaşka bir neşe getirmiş, yedi yıldır özledikleri bebek kokusunun tadını çıkarmışlar. Başta kardeşe gerek olmadığını söyleyen oğlu şimdi en büyük destekçisiymiş; küçük kız oyunu bırakıp gidip abisinin boynuna sarılıyormuş. Oğlu iyi ki kardeşi olduğunu söyledikçe verdiği karardan gurur duyuyormuş. Yine de anne hazır değilse kimsenin kendini zorlamaması gerektiğini, anne mutlu olmadıkça çocukların da mutlu olamayacağını eklemiş. Arada isyan etse de her gece başını yastığa koyduğunda "iyi ki 2 çocuk doğurmuşum" diyormuş.